Fırında Balık Kokmaması İçin Ne Yapmalı? Bir Mutfağın Hikâyesi
Fırın, Balık ve Bir Gece
Balığın kokusu, bir şekilde duygularıma da sirayet ediyor. Kayseri’de, özellikle kış aylarında mutfağımda akşam yemekleri genellikle sıcak ve nefis kokularla dolar. Ama işte balık, başka bir şey. O kokusu… İnsanı hem rahatsız eder hem de içindeki okyanusları hatırlatır. O yüzden, balık pişireceğim zaman, her şeyin kusursuz olmasını isterim. Hem de tam anlamıyla, tıpkı hayatın bazen istediğim gibi olması gibi.
Bir akşam, işte böyle bir akşam, fırınımda pişireceğim balığın kokusunun nasıl yayılacağı konusunda endişelerim vardı. Kayseri’nin serin akşamlarında evin her köşesine balık kokusunun yerleşmesini istemiyordum. Aileme sürpriz yapmayı planladım: “Bugün balık pişireceğim, hiç kokusuz ve harika olacak,” demiştim. Ama bir de, evin her köşesine yayılan o balık kokusunun hatırlattığı anlar vardı: eski günler, belki de biraz çocukluk. Kayseri’de balık pişirmek kolay iş değil; burada insanlar et yemeklerine daha çok düşkün. Ama ben, her fırsatta mutfakta deneyler yapmayı seviyorum.
Heyecan, Huzur ve Biraz Kaygı
Fırını açmadan önce, aklımda sadece bir soru vardı: “Balık kokusu nasıl engellenir?” O kadar çok şey duymuştum ki, tarifi vermek oldukça zor. Kimileri limon kabuğu rendesini fırına koymayı öneriyordu, kimileri baharatlarla karıştırmayı. Ama ben, biraz da içimden geldiği gibi, mutfakta sessizce düşündüm. Düşüncelerim, kendimi biraz kaybolmuş hissetmemle harmanlanıyordu. İşte balığı hazırlarken yaşadığım kaygı, mutfağın derinliklerinde yankılandı. Her şeyin yerli yerinde olmasını istedim. Limon, kekik, sarımsak, biraz da zeytinyağı… Sonunda o mükemmel tarifi bulmam gerektiğini hissettim.
Bir yandan balıkların üzerinde yapmam gereken karışımı hazırlarken, Kayseri’nin o soğuk akşamına biraz daha odaklandım. Dışarıda kar yağıyordu. Bahçede rüzgar ağaçları sallıyor ve buğulu camlarda dışarıyı izlemek beni farklı bir dünyaya götürüyordu. Ama o dünyada, mutfakta balık pişirmek başka bir şeydi. Gerçekten mi bu kokuyu engelleyebileceğim? Kafamda pek çok ihtimal vardı. İyi bir pişirme tekniği, doğru baharatlar ve belki de pişirme sırasında fırını çok fazla açmamak…
Fırında Balık ve Sihirli Dokunuşlar
Fırın sonunda ısındı. Balıklar hazırladıktan sonra, kendimi biraz daha huzurlu hissetmeye başladım. Huzur bulduğum an, mutfakta her şeyin yolunda gideceği andı. Çünkü biliyordum ki balığı pişirmenin sırrı sadece doğru malzemeyi kullanmakta değildi; aynı zamanda, o malzemelerin pişerken ne kadar uyum içinde olduğunu görmekteydi. Baharatlar birbirine sarılacak, zeytinyağı ise onları nazikçe kucaklayacaktı. Balık yavaşça fırına girdi ve geriye sadece beklemek kaldı.
Bir yandan pişirme sırasında, limon dilimleri ve kekik yaprakları eklemeyi de unutmadım. Fırının kapağını her açtığımda, balık kokusu, tüm evin içine yayıldı. Ama bu kez o bildiğimiz rahatsız edici balık kokusundan çok daha farklı bir şey vardı: Hafif, taze ve neşeli bir aroma. Zeytinyağının kokusu bile mutfağı sarmıştı.
Sonuç: Balık Kokusu Yok, Sadece Mutlu Anlar
Sonunda balık pişti. Fırından çıkarırken, tüm evin kokusunun taze kekik, limon ve denizle karıştığını fark ettim. İşte bu! O kadar çok korkmuştum ki, her an evin içine yayılan balık kokusunun rahatsız edici olmasından. Ama her şey istediğim gibi oldu. Balığı, pişirdiğim o sakin gece, adeta bir sihir gibiydi. Sonunda aileme masayı hazırladım ve mutfakta geçirdiğimiz o güzel akşamın tadını çıkarırken, mutlu olmanın anlamını düşündüm. Duygularım, kokularla birleşmişti ve ben de o anı her bir nefeste hissettim.
Fırında balık pişirirken kokusunu engellemek mümkün mü? Evet, mümkün. Doğru malzemeler, doğru teknikler ve biraz da sabırla, her şey yoluna giriyor. Ve belki de en önemlisi, mutfağımızda oluşturduğumuz anların, bizi daha huzurlu ve mutlu yapmasıydı.
O akşam, kaygılarımın yerini mutluluk aldı. Mutfakta geçirilen o birkaç saat, sadece bir yemek hazırlamakla kalmadı; aynı zamanda içimdeki huzuru, küçük başarıları ve umutları da pekiştirdi. Bu gece, sadece balığın kokusuyla değil, o anın kendisiyle doldu.