Tavuk Göğsünde Tavuk Eti Var mı? Bir Siyaset Bilimcinin Sofradan Başlayan Düşünceleri Bir siyaset bilimci için her şey bir metafordur. Bazen bir yasa tasarısı, bazen bir seçim sonucu, bazen de bir tabak tatlı… Tavuk göğsü sorusu — “Gerçekten içinde tavuk eti var mı?” — ilk bakışta gastronomik bir merak gibi görünür. Ancak biraz derin düşününce, bu soru güç, meşruiyet ve temsil üzerine sorulmuş politik bir soruya dönüşür. Çünkü siyaset de tıpkı mutfak gibidir: bazen görünen ile gerçekte olan farklıdır. Toplumlar, tıpkı tatlılar gibi, kendilerini yeniden üretir. İktidar, tıpkı bir aşçı gibi, hangi malzemenin görünür olacağına, hangisinin gizleneceğine karar verir. “Tavuk…
Yorum BırakGünlük Kesitler Yazılar
Kan Basıncı ve Tansiyon Aynı mı? Gerçekler, Hikâyeler ve Sağlık Üzerine Düşünceler “Kan basıncı ve tansiyon aynı şey mi?” diye sorduğumda, çoğu insanın yüzünde hafif bir şaşkınlık belirir. Çünkü bu iki kelime, günlük yaşamda genellikle birbirinin yerine kullanılır. Ancak gerçekten aynı şeyi mi ifade ediyorlar? Bu yazıda hem bilimsel verilerle hem de gerçek insan hikâyeleriyle bu sorunun cevabını keşfedeceğiz. Eğer siz de sağlığınızı daha iyi anlamak, bedeninizin size ne anlattığını duymak istiyorsanız, kahvenizi alın ve birlikte bu yolculuğa çıkalım. Kan Basıncı Nedir? Vücudun Sessiz Gücü Kan basıncı, kalbiniz her attığında kanın damar duvarlarına uyguladığı kuvvettir. Aslında bu, vücudunuzun tüm hücrelerine…
Yorum BırakSürrealizm Yaklaşımı: Kültürlerin Derinliklerinde Semboller ve Kimliklerin Dansı Kültürlerin çeşitliliğini merak eden bir antropolog olarak, insanlığın farklı inanç sistemleri, ritüelleri ve sembollerine olan ilgim her zaman derin olmuştur. Her kültür, insanın zihninin ve ruhunun karmaşıklığını yansıtan benzersiz bir dil geliştirir. İnsanların iç dünyalarını, bilinçaltlarını ve hayal gücünü anlamak, aynı zamanda topluluk yapıları ve kimliklerin nasıl şekillendiğini çözmek, bizi daha bütünsel bir insan anlayışına götürür. Sürrealizm, tam da bu noktada, sanat ve kültür arasındaki sınırları aşan bir yaklaşım olarak karşımıza çıkar. Gerçekliğin ötesine geçmeye çalışan bu akım, kültürlerin semboller ve ritüellerle örülü yapısını anlamamıza yardımcı olabilir. Sürrealizm: Gerçekliğin ve Bilinçaltının Dansı…
Yorum BırakKamu Davası Cezası Ne Olur? Bilimin Merceğinden Adaletin Anatomisi Adaletin nasıl işlediğini anlamak, aslında insan beyninin, toplumun ve hukukun birlikte yazdığı karmaşık bir hikâyeyi çözmek gibidir. Bu yazıda, “Kamu davası cezası ne olur?” sorusuna sadece hukuki değil, aynı zamanda bilimsel bir merakla yaklaşacağız. Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil, insan zihninde, toplumsal davranışlarda ve hatta nörolojik süreçlerde bile şekillenir. — Kamu Davası Nedir? Bilimsel Bir Çerçeveden Bakış Kamu davası, devletin toplum düzenini koruma görevi kapsamında açtığı davadır. Suçtan doğrudan zarar gören kişi değil, toplumun bütünü zarar gördüğü için davayı Cumhuriyet Savcısı yürütür. Bu nedenle kamu davası, bireysel çıkarın ötesinde toplumsal…
Yorum BırakMor Renkli Mantar Zehirli Mi? Ekonomik Bir Perspektiften Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Bir ekonomist olarak, sürekli olarak kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynaklarla yapılan seçimlerin sonuçları üzerine düşünürüm. Hangi ürünleri alacağımız, hangi yatırımları yapacağımız veya hangi kaynakları ne amaçla kullanacağımız gibi kararlar, sadece bireysel düzeyde değil, toplumsal refah üzerinde de etkiler yaratır. İnsanlar, genellikle bilgiye dayalı kararlar almak isterler, ancak her zaman bu bilgiye ulaşma imkanları sınırlıdır. İşte tam bu noktada, mor renkli mantarın zehirli olup olmadığı gibi bir soruya yaklaşırken, karşımıza çıkan piyasa dinamiklerini, bireysel kararları ve toplumsal refahı analiz etmek önemlidir. Mor renkli mantarın zehirli olup…
Yorum BırakMatador Kapsül Ne İşe Yarar? Güç, İktidar ve Toplumsal Bedenin Siyaseti Bir siyaset bilimci için her şey güçle başlar. Gücün kimde olduğu, nasıl kullanıldığı ve kimin rızasıyla sürdüğü… “Matador kapsül” tam da bu gücün sembolik bir formuna dönüşür: modern bireyin bedeninde, kimliğinde ve gündelik yaşamında iktidarın mikro yansımalarına. Peki, bu kapsül gerçekten bir sağlık ürünü müdür, yoksa neoliberal öznenin kendi üzerinde kurduğu yeni bir iktidar teknolojisi midir? İktidarın Bedende Yeniden Üretimi Michel Foucault’nun “biyopolitika” kavramıyla açıkladığı üzere, modern iktidar artık sadece yasa koymakla kalmaz; bireyin bedenine, sağlığına ve davranışına nüfuz eder. Matador kapsül bu anlamda yalnızca bir besin desteği değil,…
Yorum BırakGeriatrik Hastalıklar Nelerdir? – Yaşlanmanın Bilimsel Gerçeğine Yakından Bakış İnsan yaşamı uzadıkça, yaşlanma süreci artık sadece biyolojik bir olgu değil, aynı zamanda üzerinde düşünülmesi gereken bilimsel ve toplumsal bir mesele hâline geliyor. Belki de bu yüzden “yaşlanma” kelimesi birçok kişide korku uyandırsa da, bilim bize bunun aslında doğal ve anlaşılabilir bir süreç olduğunu söylüyor. Peki yaşlılıkla birlikte gelen sağlık sorunlarını ne kadar biliyoruz? “Geriatrik hastalıklar” dediğimiz bu tablo, sadece bir yaş meselesi mi, yoksa vücudun biyolojik saatinin verdiği bir mesaj mı? Geriatri Nedir ve Neden Önemlidir? Geriatri, tıbbın yaşlı bireylerin sağlık sorunlarını anlamaya, önlemeye ve tedavi etmeye adanmış bir dalıdır.…
Yorum BırakGözenekli Malzeme Ne Demek? Bir Filozofun Madde, Boşluk ve Varlık Üzerine Düşünceleri Bir filozof için her şey bir soruyla başlar. Bir taşın dokusu, bir bulutun biçimi, bir malzemenin gözenekleri bile, varlığın doğasına dair bir davettir. “Gözenekli malzeme ne demek?” sorusu, yalnızca mühendislik ya da fizik bilgisiyle açıklanabilecek bir şey değildir. Çünkü gözenek, yalnızca madde içindeki boşluk değil, aynı zamanda varlığın kendini açma biçimidir. Maddeyi katı ve dolu sanırız; oysa gözenek, bize maddenin bile nefes aldığını hatırlatır. Bu yazıda gözenekliliği üç felsefi eksende ele alalım: etik, epistemoloji ve ontoloji. Çünkü “boşluk” ile “varlık” arasındaki bu dans, yalnızca fiziğin değil, insan düşüncesinin…
Yorum BırakGeçmişten Günümüze: Göz Çukuru Neden Olur? Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini bugünün aynasında aramak bana her zaman büyüleyici gelmiştir. İnsan yüzü, tarih boyunca yalnızca kimliğin değil; sağlığın, yorgunluğun ve duyguların da bir aynası olmuştur. Göz çukurları da bu aynanın en derin, en anlamlı yansımalarından biridir. Antik çağlardan modern tıbbın laboratuvarlarına uzanan bu yolculukta, göz çukurunun neden oluştuğunu anlamak sadece biyolojik değil, aynı zamanda kültürel bir okumayı da gerektirir. Antik Çağlarda Göz Çukurunun Anlamı Eski Mısır, Yunan ve Roma uygarlıkları döneminde insanların göz altı görünümü, ruhsal ve fiziksel durumun göstergesi olarak kabul edilirdi. Göz çevresindeki morluklar veya çöküklükler kimi zaman “tanrısal…
Yorum BırakAçık Hava Kaç Kişilik? Gökyüzü Altında Yer Kapma Savaşı 😄🌤️ “Açık hava kaç kişilik?” sorusu, ilk duyduğunda kulağa biraz saçma gelebilir. Hani sanki gökyüzü ‘kusura bakmayın, 50 kişiden fazla alamıyoruz’ diyecekmiş gibi. Ama işin içinde biraz mizah, biraz hayat felsefesi, biraz da insan ilişkileri girince mesele hiç de öyle basit değil. Çünkü açık hava sadece bir mekân değil; bazen bir kaçış, bazen bir buluşma noktası, bazen de ‘kimse bana dokunmasın’ alanıdır. ☁️🌿 “Açık Hava” Deyince: Gökyüzü VIP Alan mı, Halka Açık Meydan mı? 🤔 Önce işin teknik kısmını geçelim: Açık hava dediğimiz şey aslında sınırları olmayan, herkesin kullanımına açık, doğanın…
Yorum Bırak